Bir kişi, meskun mahalde av tüfeği ile havaya 4-5 el ateş etmiş, daha sonra tüfeğin boş olduğunu düşünerek yere doğru tetiği düşürdüğünde tüfek ateş almış ve seken saçmalar yakındaki bir kişiyi yaralamıştır. Bu olayda hangi suçlar oluşmuştur ve bu suçlar arasındaki içtima ilişkisi nasıl değerlendirilmelidir?
Bu olayda iki ayrı suç oluşmuştur ve aralarında gerçek içtima kuralları uygulanmalıdır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2013/8424 E. sayılı kararında da benzer bir olayda belirtildiği gibi: 1) Havaya Ateş Etme Eylemi: Sanığın ruhsatsız av tüfeği ile havaya ateş etmesi eylemi, TCK m. 170/1-c'de düzenlenen 'genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması' suçunu oluşturur. Bu eylem, belirli bir kişiyi hedef almayan, genel bir tehlike yaratan kasti bir fiildir. 2) Yaralama Eylemi: Tüfeğin boş olduğunu düşünerek tetik düşürmesi sonucu birinin yaralanması eylemi ise, TCK m. 89 kapsamında 'taksirle yaralama' suçunu oluşturur. Sanığın öngörülebilir bir neticeyi öngörmeyerek (basit taksir) veya öngörmesine rağmen olmayacağına güvenerek (bilinçli taksir) hareket etmesi söz konusudur. Bu iki suç, farklı kasıt/taksir yapılarına ve farklı eylemlere dayandığı için aralarında fikri içtima (TCK m. 44) uygulanmaz. Sanık, her iki suçtan da ayrı ayrı (gerçek içtima) cezalandırılmalıdır.