Anayasa Mahkemesi'nin 2018/137 E. sayılı kararında, askeri mahallere girişte, teknik cihazların ikazının sürmesi halinde kişilerin 'ancak elle kontrolü kabul ettikleri takdirde' içeri alınmasını öngören kural (211 sayılı Kanun m. 56/B), kişilerin 'üstleri' ve 'eşyaları' yönünden neden Anayasa'ya aykırı bulunmamıştır? Mahkemenin ölçülülük analizi nasıl yapılmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #317397

Anayasa Mahkemesi, bu kuralı kişilerin 'üstleri' ve 'eşyaları' yönünden Anayasa'ya aykırı bulmamıştır. Mahkemenin ölçülülük analizinin temel unsurları şunlardır: 1) Elverişlilik ve Gereklilik: Kuralın, askeri mahallerde güvenlik ve disiplini tesis ederek kamu düzenini sağlama amacına ulaşmak için elverişli ve gerekli olduğu kabul edilmiştir. 2) Orantılılık: Mahkeme, bu tedbirin 'arama' niteliğinde olmadığını, daha sınırlı bir kontrol faaliyeti olduğunu belirtmiştir. Kanun koyucunun, güvenlik açısından önemli kamu tesislerine giriş ve çıkışlarla ilgili tedbir almasının takdir yetkisi kapsamında olduğunu vurgulamıştır. Kural, yalnızca askeri mahallere gelen kişilerle ilgili, güvenlik amacına uygun ve sınırlı bir kontrol öngörmektedir. En önemlisi, uygulamada bir 'zorlama unsuru' bulunmamaktadır; kişi elle kontrolü kabul etmezse, bunun sonucu sadece askeri mahalle alınmamaktır. Bu durumun, kişinin özel hayatına ölçüsüz bir müdahale oluşturmadığı sonucuna varılmıştır. Ayrıca, keyfi uygulamalara karşı idari yargı yolunun açık olması da bir güvence olarak görülmüştür. Bu nedenlerle kural, 'üst' ve 'eşya' yönünden ölçülü bulunmuştur.