Bir davada, davacı alacaklı olduğunu, davalı ise borcu ödediğini iddia etmektedir. Davacı, iddiasını ispat için davalının imzasını taşıyan ancak kambiyo vasfını yitirmiş bir senedi dosyaya sunmuştur. Bu senedin hukuki niteliği ve ispat hukuku açısından yarattığı sonuç nedir?
Kambiyo vasfını yitirmiş (örneğin zamanaşımına uğramış) ve davalı tarafından imzası ikrar edilen bir senet, temel borç ilişkisi bakımından HMK m. 202 uyarınca 'yazılı delil başlangıcı' niteliğindedir. Bu belgenin delil başlangıcı sayılması, davacının alacak iddiasını HMK m. 200'deki senetle ispat kuralına tabi olmaktan çıkarır. Davacı, bu delil başlangıcına dayanarak alacağının varlığını tanık dahil her türlü takdiri delille ispatlama imkanına kavuşur. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2016/18771 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, yazılı delil başlangıcı alacağın varlığını tek başına ispatlamaz, ancak senedin varlığı ispat yükünün yönünü etkileyebilir. Bu durumda mahkeme, tarafların tüm delillerini (tanık, yemin, bilirkişi vb.) toplayarak bir sonuca varmalıdır.