Bir sanığın fiili, hem TCK m. 86 (kasten yaralama) hem de TCK m. 96 (eziyet) suçlarını oluşturabilecek nitelikte ise (örneğin sistematik ve sürekli darp), bu durumda hangi suçtan hüküm kurulmalıdır? Yargıtay, eziyet suçunun unsurları arasında kasten yaralamayı nasıl konumlandırmaktadır?
Sanığın fiili, sistematik ve sürekli bir şekilde kasten yaralama eylemlerini içeriyorsa, bu eylemler bir bütün olarak TCK m. 96'daki eziyet suçunu oluşturur. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2014/32272 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, eziyet suçu; kasten yaralama, hakaret, tehdit gibi fiilleri içerebilen, ancak bu fiillerin 'sistematik bir şekilde ve belli bir süreç içinde' işlenmesiyle onlardan ayrılan özel bir suç tipidir. Bu durumda eziyet suçu, kasten yaralama fiilini de kapsayan daha özel ve ağır bir normdur (lex specialis). Dolayısıyla, faile sadece eziyet suçundan ceza verilmeli, ayrıca kasten yaralama suçundan hüküm kurulmamalıdır. Eziyet suçu zaten bu tür eylemleri kendi bünyesinde eritir. Ancak, yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin (TCK m. 87) oluşması durumunda fikri içtima (TCK m. 44) kuralları veya cezanın alt sınırdan uzaklaştırılarak belirlenmesi gibi çözümler gündeme gelebilir.