HMK m. 186'ya göre 'sözlü yargılama' aşamasının usule uygun yürütülmemesinin, örneğin taraflara son sözlerinin sorulmamasının, hukuki sonucu nedir? Bu durum hangi temel hakların ihlali anlamına gelir?
HMK m. 186'ya göre, mahkeme tahkikatın bittiğini tefhim ettikten sonra sözlü yargılama aşamasına geçerek taraflara son sözlerini sormak ve hükmünü vermek zorundadır. Bu aşamanın usule uygun yürütülmemesi, örneğin taraflara son sözlerinin sorulmaması veya bu aşama için usulüne uygun davet yapılmadan hüküm kurulması, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2016/20862 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, HMK'nın emredici hükümlerinin ihlali anlamına gelir ve tek başına bir 'bozma' sebebidir. Bu durum, Anayasa m. 36 ve HMK m. 27'de güvence altına alınan 'hukuki dinlenilme hakkı' ile 'adil yargılanma hakkı'nın ihlali niteliğindedir. Taraflara, yargılamanın bütününü değerlendirip son argümanlarını mahkeme önünde sözlü olarak ifade etme imkanı tanınmadan karar verilmesi, savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurur.