Bir sanık, kuru sıkı tabir edilen ses ve gaz fişeği atabilen bir silahla meskun mahalde havaya ateş etmiştir. Bu eylem, TCK m. 170/1-c'de düzenlenen 'genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması' suçunu mu, yoksa Kabahatler Kanunu m. 36'da düzenlenen 'gürültüye neden olma' kabahatini mi oluşturur? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun bu konudaki yaklaşımını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #317384

Bu eylem, Kabahatler Kanunu m. 36'da düzenlenen 'gürültüye neden olma' kabahatini oluşturur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2019/176 sayılı kararında açıkça belirtildiği üzere, TCK m. 170/1-c'deki suçun oluşabilmesi için kullanılan silahın, TCK m. 6/1-f anlamında 'ateşli silah' olması gerekir. Ateşli silah, mermi çekirdeği veya saçma gibi maddeleri barut gazı veya benzeri itici güçle uzak mesafelere atabilen silahtır. Kuru sıkı tabir edilen ses ve gaz fişeği atabilen silahlar bu tanıma uymadığından 'ateşli silah' sayılmazlar. Dolayısıyla, bu tür bir silahla havaya ateş etme eylemi, kişilerde korku, kaygı veya panik yaratsa dahi TCK m. 170/1-c'deki suçu oluşturmaz. Eylem, başkalarının huzur ve sükununu bozacak şekilde gürültüye neden olduğu için 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 36. maddesi kapsamında değerlendirilir.