Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2011/8366 Esas, 2012/18114 Karar sayılı kararı, zabıta memurlarının 'zor kullanma yetkisi'nin sınırlarının aşılması durumunu nasıl değerlendirmiştir? TCK 25 ve 27. maddelerinin bu konudaki uygulama potansiyelini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #316981

Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin bahsi geçen kararında, zabıta memurlarının (kamu görevlilerinin) görevlerini yaptığı sırada, kişilere karşı görevinin gerektirdiği ölçünün dışında kuvvet kullanmaları halinde, kasten yaralama suçuna ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir (TCK 256). Karar, eylemin TCK'nın 25. maddesine göre 'meşru savunma' kapsamında olup olmadığı veya TCK 27/2. maddeye göre 'meşru savunmada sınırın aşılmasının mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan' ileri gelmesi halinde faile ceza verilmeyeceği hususlarının tartışılması gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca, 27/1. maddeye göre ceza sorumluluğunu kaldıran nedenlerde sınırın kast olmaksızın aşılması halinde fiilin taksirle işlendiğinde de cezalandırılabiliyorsa taksirli suç için kanunda yer alan cezaya hükmolunup indirim yapılacağı ifade edilmiştir. Somut olayda, seyyar satıcının kurusıkı tabancayla ateş ederek zabıta memurunu yaralaması karşısında, zabıtaların karşı eyleminin (yaralama) bu maddeler çerçevesinde hukuka uygunluk veya kusurluluğu etkileyen bir neden olarak değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu karar, kamu görevlilerinin zor kullanma yetkisinin sınırlı olduğunu ve bu sınırların aşılması durumunda ceza sorumluluğunun doğabileceğini, ancak bu sorumluluğun belirlenmesinde TCK 25 ve 27'deki hukuka uygunluk ve kusurluluğu etkileyen nedenlerin dikkate alınması gerektiğini göstermektedir.