Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2017/2932 Esas, 2017/15217 Karar sayılı kararına göre, tazminat talebine dayanak teşkil eden kararın zamanında kesinleştirilmemiş olmasının sorumluluğu kimlere yüklenemez? Bu durumda davanın süresinde açıldığı nasıl kabul edilir?
Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin bu kararına göre, 5271 sayılı CMK'nın 142/1. maddesi gereğince koruma tedbirleri sebebiyle tazminat istemlerinin kararın kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde kararın kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde dava konusu edilebileceği belirtilmiş olmasına karşın, tazminat talebine dayanak teşkil eden ceza dava dosyasında beraat hükmünün 27.01.2010 tarihinde kesinleştiği, davanın ise 27.05.2013 tarihinde açıldığı görülmüştür. Ancak, davacı vekili tarafından düzenlenen temyiz dilekçesine ekli belgelerden, Aksaray Ağır Ceza Mahkemesinin 17.03.2010 tarihli yazısında, 'suçların karşılıklı işlenmiş olması, sirayet müessesesi ve birbirini etkileme durumları göz önünde bulundurularak Yargıtay denetiminden geçmesi gerektiği düşünülerek hiçbir sanık yönünden kesinleşme işlemi yapılmaksızın dosyanın 10.02.2010 tarihinde Yargıtay’a gönderilmek üzere Aksaray C. Başsavcılığına gönderildiği' belirtilmiştir. Yargıtay, dosyaya sunulan evrakların araştırılarak, geçerli olduklarının anlaşılması halinde, kararın zamanında kesinleştirilmemiş olmasının sorumluluğunun taraflara yüklenemeyeceği gözetilerek, davanın süresinde açıldığının kabulü gerektiğine hükmetmiştir. Bu durum, yargılama makamlarının kendi süreçlerindeki eksikliklerin davacı aleyhine yorumlanamayacağı ilkesini vurgular.