Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2017/5787 Esas, 2017/3118 Karar sayılı kararında, 466 sayılı Kanun hükümlerine dayalı tazminat isteminde '10 yıllık hak düşürücü süre'nin önemi nedir? CMK 142/1'deki 1 yıllık süre ile bu 10 yıllık sürenin ilişkisini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #316965

Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin bahsi geçen kararında, kanun dışı yakalanan veya tutuklananlar hakkında 466 sayılı Kanun'a göre tazminat istenebilmesi için beraat hükmünün verilmesinden itibaren 10 yılın dolmamış olması gerektiği belirtilmiştir. Tazminat davasının dayanağı olan beraat hükmünün 05.10.2000 tarihinde verildiği, ancak tazminat davasının 24.09.2014 tarihinde (yani 10 yıl dolduktan sonra) açıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda, davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken, tutuklama işleminin yapıldığı tarihte yürürlükte olmayan 5271 sayılı CMK'nın 142/1. maddesinde öngörülen 1 yıllık sürede açılmadığından bahisle reddine karar verilmesi gerekçesi yanlış, sonucu itibarıyla doğru kabul edilmiştir. Bu karar, hukuki düzenlemelerdeki geçiş süreçlerinde uygulanacak zamanaşımı hükümlerinin titizlikle belirlenmesi gerektiğini ve somut olayda tazminat talebinin, daha eski ve özel bir kanun olan 466 sayılı Kanun'un 10 yıllık hak düşürücü süresine tabi olduğunu göstermektedir. CMK 142/1'deki 1 yıllık süre, yeni düzenlemenin genel uygulama süresi iken, olay tarihinde yürürlükte olan ve olaya özgü (466 sayılı Kanun gibi) daha uzun bir zamanaşımı süresi varsa, bu süreye uyulması esastır.