Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin 2015/6642 Esas, 2016/6729 Karar sayılı kararında, 'hazineye ait olan ekili bir araziyi sürmek suretiyle buğdaylara zarar verme' eylemi neden TCK 152/1-a maddesi uyarınca 'kamu malına zarar verme' suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir? Karşı oy yazısındaki hukuki tartışmayı değerlendiriniz.
Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin bahsi geçen kararında, sanığın hazineye ait olan ekili bir araziyi sürerek buğdaylara zarar vermesi eylemi 'kamu malına zarar verme' suçunu (TCK 152/1-a) oluşturmuştur. Karşı oy yazısında ise, sanığın taşınmaz üzerinde hakkı olmadığı vurgulanmış ve kaymakamlıkça verilen ecrimisil ödenerek kullanmaya devam etme kararının hukuki dayanaktan yoksun olduğu belirtilmiştir. Karşı oy, hazine arazilerinin kiralanma usulünün mevzuatla belirlendiğini ve kaymakamların bu şekilde tahsis yapamayacağını, ecrimisil kararının da geleceğe yönelik hak bahşetmeyeceğini savunmuştur. Taşınmazın ve ekinlerin hazineye ait olması nedeniyle, sanığın bu ekili araziye zarar vermesi kamu malına zarar verme suçunu oluşturacağı sonucuna varılmıştır. Bu tartışma, kamusal malların korunması ve idari işlemlerin hukuki geçerliliği arasındaki ilişkiyi vurgulamaktadır. Çoğunluk, Kanun'un 152/1-a hükmü gereği 'kamu hizmetine tahsis edilmiş veya kamunun yararlanmasına ayrılmış yer' kavramının geniş yorumlanmasına ağırlık vermiştir.