TCK Madde 27/2'de yer alan 'mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaş' kavramının objektif ve sübjektif değerlendirme kriterlerini açıklayınız. Yargıtay'ın bu kavramı uygularken dikkate aldığı hususlar nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #316941

TCK Madde 27/2'deki 'mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaş', failin meşru savunma sınırını aşmasını kusurluluk açısından mazur kılan bir haldir ve faile ceza verilmemesi sonucunu doğurur. Bu kavramın değerlendirilmesinde hem objektif hem de sübjektif kriterler rol oynar. Objektif olarak, maruz kalınan saldırının niteliği, şiddeti ve ani gelişimi gibi dışsal faktörler, makul bir insanın benzer durumda nasıl bir psikolojik tepki vereceğini belirler. Sübjektif olarak ise, failin saldırı anındaki kişisel ruh hali, şaşkınlık, panik ve öngörememe durumu dikkate alınır. Yargıtay, bu durumda kişinin maruz kaldığı saldırının etkisiyle davranışlarını yönlendirme yeteneğinin ortadan kalkıp kalkmadığını belirleyici kabul eder. Örneğin, Ceza Genel Kurulu'nun 2016/96 sayılı kararında, üç oğluyla saldıran maktul tarafından silahla yaralanan sanığın, kardeşine de ateş edildiğini görmesi üzerine, olayın gelişimi ve gerçekleşme biçimi nazara alındığında meşru savunmada sınırı mazur görülebilecek bir heyecan, korku ve telaş ile aştığının kabulü gerektiği belirtilmiştir. Burada önemli olan, failin amacının saldırıyı defetmekten ziyade kin duygusunu tatmin etmeye yönelik olmamasıdır, aksi halde haksız tahrik söz konusu olabilir.