Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 30.05.2007 tarihli ve 2006/5834 Esas, 2007/4280 Karar sayılı kararında, sanığın 'çok sayıda ateş ederek savunma sınırını kastı olmaksızın aşması' nasıl değerlendirilmiştir? Ayrıca, suç delillerini gizleme eyleminin hukuki niteliği nedir?
Kararda, sanığın maktul tarafından yaralandıktan sonra kendi silahını çekip maktule çok sayıda ateş ederek öldürmesi eylemi incelenmiştir. Yargıtay, sanığın kendini savunurken daha az atışla yetinmesi mümkünken, çok sayıda ateş ederek savunma sınırını 'kastı olmaksızın' aştığına hükmetmiştir. Bu durum, TCK'nın 27/1 ve 22/3 maddelerinin (taksirle öldürme) delaletiyle 85. maddesi uyarınca mahkumiyet gerektirdiğini belirtmiştir. Ayrıca, kararda suç delillerini gizleme eylemine de değinilmiştir. Sanıkların (S.K., F.B., S.C.) olaydan sonra gelerek suç işlediğini bildikleri sanığı olay yerinden alıp kaçmasına yardımcı olmaları veya kanlı elbiseleri atarak delilleri gizlemeleri eylemleri, TCK'nın 283/1. maddesindeki (suçluyu kayırma) veya 281/1-3 maddesindeki (suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme) suçları oluşturduğu kabul edilmiştir. Bu durum, Yargıtay'ın meşru savunmada sınırın aşılması ve suçun fer'i nitelikteki eylemlerinin hukuki vasıflandırmasına ilişkin yaklaşımını göstermektedir.