Haksız tahrik ile meşru müdafaa kavramları arasındaki ilişkiyi ve farklılıkları açıklayınız. Özellikle meşru müdafaa şartları kalktıktan sonra işlenen fiillerin hukuki niteliği ne olacaktır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #316890

Meşru müdafaa, kendisi veya başkasının bir hakkına yönelmiş olan ve devam eden bir saldırının derhal def edilebilmesi için failin gerçekleştirdiği fiillerden ötürü cezalandırılmamasını ifade eder ve hukuka uygunluk nedenidir (TCK 25). Haksız tahrik ise bir haksız fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisiyle işlenen suçu hafifleten bir kusurluluğu azaltan nedendir (TCK 29). Meşru müdafaa, özü itibarıyla 'haksızlık unsuru'nu barındırsa da, hukuki düzeni ilk ihlal eden saldırgan olduğundan, meşru müdafaa fiili saldırgan açısından haksız tahrik olarak değerlendirilemez. Meşru müdafaanın şartları kalktıktan sonra işlenen bir fiil söz konusu olduğunda ise, örneğin saldırganın etkisiz hale getirildikten sonra failin ona zarar vermesi durumunda, ortada devam eden bir saldırı olmadığı için meşru müdafaa veya meşru müdafaada sınırın aşılması hükümleri uygulanmaz. Bu durumda, failin sona ermiş olan saldırıdan duyduğu hiddet veya şiddetli elemin etkisiyle hareket ettiği kabul edilerek haksız tahrik hükümleri uygulanabilir (Ceza Genel Kurulu - 2015/314).