Hırsızlık suçu (TCK 141-142) ile 'güveni kötüye kullanma' suçu arasındaki temel fark nedir? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını bir örnekle açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #316871

Hırsızlık suçu, başkasının zilyedi olduğu taşınır bir malın zilyedin rızası olmadığı halde kendisine veya başkasına yarar sağlamak amacıyla bulunduğu yerden alınmasıyla meydana gelir (TCK 141). Güveni kötüye kullanma suçunda ise malın zilyetliği suç işleyen kişiye hukuka uygun bir şekilde devredilmiş durumdadır, ancak kişi bu zilyetliği kötüye kullanır. Yargıtay 23. Ceza Dairesi'nin 2016/315 sayılı kararı bu farkı net bir şekilde ortaya koyar: Sanığın, eşine göstereceğini ve beğenirse alacağını söyleyerek katılandan aldığı cep telefonunu iade etmemekten ibaret eylemi, zilyetliğin sanığa devredilmemiş olması nedeniyle güveni kötüye kullanma değil, hırsızlık suçunu oluşturur. Çünkü telefon, sadece 'gösterme' amacıyla verilmiş olup, mülkiyet veya zilyetlik tamamen devredilmemiştir.