Meşru savunmada bulunan bir kişi, saldırganı etkisiz hale getirecek ölçüde (örneğin bacağından) yaralamak yerine, heyecan ve korkuyla saldırganın hayati bir bölgesine ateş ederek ölümüne neden olursa, bu eylem TCK 27/2 kapsamında değerlendirilirken 'orantılılık' ilkesi nasıl yorumlanır?
Bu durumda, savunmaya ilişkin şartlardan 'orantılılık' (ölçülülük) şartı, savunma lehine ihlal edilmiştir. Yani savunma, saldırıyı defetmek için gerekenden daha şiddetli olmuştur. TCK 27/2 tam da bu durumu, yani meşru savunmanın diğer tüm şartları varken sadece orantılılık şartının 'mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaş' nedeniyle aşıldığı halleri düzenlemektedir. Eğer bu psikolojik durum ispatlanırsa, orantısızlığa rağmen faile ceza verilmez.