AİHM, bir kişinin tutukluluğunun makul şüpheye dayanıp dayanmadığını incelerken, ulusal mahkemelerin karar gerekçelerine ne kadar bağlıdır?
AİHM, ulusal mahkemelerin kararlarını ve gerekçelerini dikkate alır ancak onlarla bağlı değildir. AİHM, dosyadaki tüm olgu ve belgeler ışığında, tutuklamanın Sözleşme'nin 5. maddesindeki standartları karşılayıp karşılamadığına dair kendi değerlendirmesini yapar. Şık/Türkiye (No:2) davasında, ulusal mahkemelerin 'kuvvetli belirti' var demesine rağmen, AİHM 'makul şüphe' dahi olmadığına karar vererek bu bağımsız değerlendirmesini ortaya koymuştur. (Kaynak: Anayasa-Mahkemesi’nin-“Kabul-Edilemez”-Bulduğu-Şık/Türkiye-(No:2) makalesi).