Ahmet Şık/Türkiye (No:2) davasında, AİHM'in Anayasa Mahkemesi'nden farklı olarak 'makul şüphe'nin dahi oluşmadığına karar vermesinin temelinde ne yatmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #316131

AİHM, Ahmet Şık'ın tutuklanmasına dayanak olan yazı, röportaj ve sosyal medya paylaşımlarını incelemiş ve bu içeriklerin kamusal tartışmaya katkı sağlayan, şiddete teşvik etmeyen ve gazetecilik faaliyeti kapsamında kalan eylemler olduğuna karar vermiştir. AİHM'e göre, bu eylemler objektif bir gözlemciyi suç işlendiğine ikna edecek nitelikte değildir ve dolayısıyla Sözleşme'nin 5/1. maddesi anlamında bir tutuklama için gerekli olan 'makul şüphe' seviyesine ulaşmamıştır. AYM ise aynı eylemleri 'kuvvetli belirti' olarak değerlendirmişti. (Kaynak: Anayasa-Mahkemesi’nin-“Kabul-Edilemez”-Bulduğu-Şık/Türkiye-(No:2) makalesi, Şık/Türkiye (No:2) kararı).