Ahmet Şık davasında, AYM'nin "kabul edilemezlik" kararı ile İHAM'ın "ihlal" kararı arasındaki temel fark, "kuvvetli belirti" ve "makul şüphe" kavramlarının yorumlanmasından mı kaynaklanmaktadır? Açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #315959

Evet, temel fark büyük ölçüde bu kavramların yorumlanmasından kaynaklanmaktadır. AYM, tutuklama için gerekli olan "kuvvetli belirti" (Anayasa m. 19) standardının, başvurucunun eylemleriyle karşılandığına kanaat getirmiştir. İHAM ise, daha düşük bir eşik olan "makul şüphe" (İHAS m. 5/1-c) standardının dahi karşılanmadığını, yani ortada objektif bir gözlemciyi ikna edecek bir şüphenin bile bulunmadığını tespit etmiştir. Bu, iki mahkemenin aynı olgusal temeli tamamen farklı hukuki sonuçlara bağladığını göstermektedir. (Şık/Türkiye (No:2))