Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Türkiye aleyhine açılan davalarda 'iç hukuk yollarının tüketilmediği' yönündeki itirazı değerlendirirken, başvurucunun ulusal mahkemelere iddia edilen ihlali telafi etme imkânı sunacak şekilde 'en azından özü itibarıyla' şikâyetini ileri sürmesi ne anlama gelir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #315574

AİHM içtihadına göre, iç hukuk yollarının tüketilme kuralı, Sözleşmeci Devlete kendisine yöneltilen ihlal iddialarını inceleme imkânı sağlamayı amaçlar. Başvurucunun Sözleşme'yi iç hukukta açıkça ileri sürmesi her zaman gerekmez; şikâyetinin 'en azından özü itibarıyla' ileri sürülmesi yeterlidir. Bu, başvurucunun ulusal mahkemelere iddia edilen ihlali telafi etme imkânı verecek şekilde, iç hukuka dayandırılmış eşdeğer veya benzer etkiye sahip hukuki argümanlar ileri sürmesi gerektiği anlamına gelir. AİHM, *Durukan ve Birol/Türkiye* kararında (B. No: 14879/20 ve 13440/20), başvurucuların Anayasa Mahkemesi önünde yaptıkları başvurularda, Sözleşme'nin 10. maddesine ve Anayasa'nın 26. maddesine atıfla ifade özgürlüklerini ileri sürmelerinin bu şartı sağladığını kabul etmiştir. (AİHM, Hanan/Almanya [BD], B. No: 4871/16, § 148; AİHM, Durukan ve Birol/Türkiye, § 39)