Anayasa Mahkemesi'nin 'Atilla Yazar ve diğerleri' kararında (B. No: 2016/1635) HAGB uygulamasının Anayasa'nın 26. ve 34. maddeleriyle korunan haklara yönelik 'ağır ve tümüyle keyfî bir müdahale baskısı' oluşturmasının sebepleri nelerdir?
AYM, *Atilla Yazar ve diğerleri* kararında (B. No: 2016/1635), HAGB kararlarında gözlenen hukuka aykırılıklar ve kararların yeterli gerekçeden yoksun oluşu nedeniyle, derece mahkemelerinin adil yargılanma hakkının neredeyse tüm ilkelerini sistemsel biçimde yok sayarak usul güvencelerini istismar ettikleri kanaatine varmıştır. Bu usul istismarı sonucunda başvurucular hakkında HAGB kararı verilmesi, isnatların toplantılara katılma veya düşünce açıklamaları yapma gibi anayasal koruma altında bulunan eylemleri de kapsaması nedeniyle, başvurucuların ifade özgürlükleri (Anayasa m.26) ile toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakları (Anayasa m.34) üzerinde 'ağır ve tümüyle keyfî bir müdahale baskısı' oluşturmuştur. Bu durum, keyfilik ve orantısızlık eleştirilerini güçlendirmiştir. (Anayasa 26, 34; AYM, Atilla Yazar ve diğerleri, § 170; zulkufarslan.av.tr/cumhurbaskanina-hakaret-nedeniyle-hagb/ § 31)