Anayasa Mahkemesi'nin 'Atilla Yazar ve diğerleri' kararında (B. No: 2016/1635) HAGB uygulamasının neden olduğu 'gerekçe yetersizliğinin' ifade özgürlüğü ihlali açısından önemi nedir?
AYM, *Atilla Yazar ve diğerleri* kararında (B. No: 2016/1635), derece mahkemelerinin HAGB kararlarında gerekçe konusunda ikna edici olmaktan uzak ve keyfî kararlar verdiğini belirtmiştir (§ 167). AİHM'in de kendi içtihadında (örneğin *Mart ve diğerleri/Türkiye*) yerel mahkeme kararlarındaki gerekçe yetersizliğinin tek başına Sözleşme'nin 10. maddesi (ifade özgürlüğü) bakımından sorun oluşturduğunu tespit ettiğini vurgulamıştır (§ 169). Yani, bir müdahalenin (HAGB) yasallığı ve meşruluğu incelenirken, mahkemenin müdahaleyi haklı gösterecek ilgili ve yeterli gerekçeleri sunmaması, başlı başına bir ifade özgürlüğü ihlali teşkil etmektedir. Bu, hukuka uygun bir müdahalenin dahi, gerekçesiz bırakıldığında keyfi bir hal alabileceği prensibini vurgular. (Sözleşme 10; AYM, Atilla Yazar ve diğerleri, § 167, 169; zulkufarslan.av.tr/cumhurbaskanina-hakaret-nedenle-hagb/ § 31)