Bir gazetenin terör örgütü liderleri veya mensuplarıyla yaptığı röportajların 'terör örgütü propagandası' olarak değerlendirilmesi konusunda Anayasa Mahkemesi ve AİHM'in farklı yaklaşımları nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #315363

AYM Çoğunluğu, *Ahmet Şık* kararında (GK, B. No: 2017/5375), başvurucunun terör örgütü mensuplarıyla eylem devam ederken röportaj yapmasını ve bunu yayınlamasını 'kuvvetli suç belirtisi' olarak değerlendirmiştir. Ancak, karşı oylarda ve AİHM *Şık/Türkiye (No:2)* kararında (36493/17), terör eylemlerinin haberleştirilmesinin veya örgüt liderleriyle yapılan röportajların (örneğin, PKK'nın silah bırakma şartlarını konuşma) tek başına terör örgütü propagandası olarak görülemeyeceği vurgulanmıştır. AİHM, profesyonel gazeteciliğin kamu yararını ilgilendiren meselelere ilişkin tartışmalara bilgi taşıdığını ve şiddeti teşvik etmeyen veya meşrulaştırmayan ifadelerin ifade özgürlüğü kapsamında kalabileceğini belirtmiştir. Röportajın, örgütün şiddet içeren tavırlarını ifşa etme amacı taşıdığı da gözlemlenebilir. (AYM, Ahmet Şık GK, B. No: 2017/5375; İHAM, Şık/Türkiye (No:2), 36493/17; sen.av.tr/tr/makale/Anayasa-Mahkemesi’nin-“Kabul-Edilemez”-Bulduğu-Şık/Türkiye-(No:2)-Kararında,-Oybirliği-ile-İHAS-m.5/1-ve-Oy-Çokluğu-ile-İHAS-m.10’un-İhlali)