Yargıtay, bir kişinin geçmişte eleştirdiği bir örgüte yardım ettiğinden şüphelenilmesini 'makul şüphe' açısından nasıl değerlendirmiştir? Ahmet Şık davasındaki yansıması nedir?
İHAM, *Şık/Türkiye (No:2)* kararında (36493/17), başvurucu Ahmet Şık'ın özellikle 2004-2005 yıllarında FETÖ/PDY örgütü üyesi olan hakimler tarafından eleştirildiği gerekçesiyle tutuklu kaldığını, şimdi ise aynı örgüte yardım ettiği iddiasıyla tutuklandığını belirtmiştir. İHAM, bir kişinin daha öncesinde eleştirdiği yasadışı bir örgüte yardım ettiğinden şüphelenilmesinin düşünülemeyeceğini ve bu tür bir şüphenin ikna edici ve nesnel olarak doğrulanabilir kanıtlara dayanması gerektiğini ifade etmiştir. Bu, 'makul şüphe'nin temellendirilmesinde somut ve tutarlı delillere dayanma zorunluluğunu vurgular ve geçmişteki tutumun şüpheye aykırı düşmesi durumunda daha güçlü kanıtların aranacağını gösterir. (İHAM, Şık/Türkiye (No:2), 36493/17; sen.av.tr/tr/makale/Anayasa-Mahkemesi’nin-“Kabul-Edilemez”-Bulduğu-Şık/Türkiye-(No:2)-Kararında,-Oybirliği-ile-İHAS-m.5/1-ve-Oy-Çokluğu-ile-İHAS-m.10’un-İhlali)