AİHM'in 'Maestri/İtalya' ve 'Delfi AS/Estonya' kararlarında vurguladığı 'kanunla öngörülme' şartının 'öngörülebilirlik' unsuru, özellikle internet ve medya özgürlükleri bağlamında nasıl yorumlanır?
AİHM içtihadına göre, Sözleşme'nin 10. maddesinin 2. fıkrasında yer alan 'kanunla öngörülme' şartı, sadece yasal bir dayanak olmasını değil, aynı zamanda kanunun yargı süjelerinin erişimine açık ve etkileri bakımından öngörülebilir olmasını da gerektirir. 'Öngörülebilirlik' ilkesi, kişinin davranışlarını düzenlemesine imkan tanıyacak kadar kesin bir ifade ile kuralın belirlenmesini zorunlu kılar. Özellikle internet ve medya özgürlükleri gibi dinamik alanlarda, ulusal mevzuatın her durumu öngöremeyeceği kabul edilmekle birlikte, kamu makamlarının keyfi müdahalesini önleyecek yeterli açıklıkta ve kapsamda olması beklenir. Yargının görevi, normların yorumlanması konusunda var olabilecek şüpheleri ortadan kaldırmaktır. (Sözleşme 10/2; AİHM, Maestri/İtalya, § 30; AİHM, Delfi AS/Estonya, § 120, 122; AİHM, Durukan ve Birol/Türkiye, § 59-61)