Anayasa Mahkemesi'nin 'Ahmet Şık' kararında (GK, B. No: 2017/5375) gazetecilerin tutuklanması konusunda 'kuvvetli suç belirtisi'nin varlığını değerlendirme biçimi ve karşı oylardaki eleştiriler nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #315265

AYM Çoğunluğu, *Ahmet Şık* kararında, başvurucunun yazı, röportaj ve sosyal medya paylaşımlarını, özellikle Cumhuriyet Savcısının rehin alınması eylemi sırasında faillerle röportaj yapılmasını ve terör örgütlerinin söylemlerini kamuoyuna duyurmasını 'suç işlendiğine dair kuvvetli belirti' olarak değerlendirmiştir. Darbe teşebbüsü sonrası koşullar da delillere etki etme ve kaçma şüphesini artırıcı faktör olarak kabul edilmiştir. Ancak karşı oylarda (AYM Üyesi Engin Yıldırım), gazetecilik faaliyetlerinin, hele ki terör olaylarının haberleştirilmesinin potansiyel olarak terör örgütü propagandası olarak değerlendirilmesinin, demokratik toplumda bilgi akışına engel olacağı ve basın özgürlüğünü ciddi biçimde sınırlandıracağı eleştirisi getirilmiştir. Karşı oy, kullanılan ifadelerin sertliğinin tek başına kuvvetli suç şüphesine esas teşkil etmemesi gerektiğini, somut olgulardan yoksun tahmin ve varsayımlardan kaçınılması gerektiğini vurgulamıştır. (Anayasa 19/3, 26, 28; AYM, Ahmet Şık GK, B. No: 2017/5375, § 51, Karşı Oy § 11, 16, 20, 23; sen.av.tr/tr/makale/Anayasa-Mahkemesi’nin-“Kabul-Edilemez”-Bulduğu-Şık/Türkiye-(No:2)-Kararında,-Oybirliği-ile-İHAS-m.5/1-ve-Oy-Çokluğu-ile-İHAS-m.10’un-İhlali)