İş hukuku davalarında zamanaşımı ve kesin süreye riayet etmeme durumunda yargılamanın seyri ve usul ekonomisi ilkesinin bu konudaki rolü nedir? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #315262

İş hukuku davalarında, zamanaşımı itirazının değerlendirilmesi ve delillerin toplanması için verilen kesin sürelere uyulması önemlidir. Ancak, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 2016/76 E., 2017/2574 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, kesin sürenin her türlü yanlış anlaşılmayı önleyecek biçimde açık ve eksiksiz yazılması, yapılacak işlerin teker teker belirtilmesi ve süreye uyulmamasının sonuçlarının açıkça anlatılması gerekmektedir. Mahkeme, HMK'nın 30. maddesindeki usul ekonomisi ilkesi doğrultusunda, kesin süre kuralının davanın reddi için bir araç sayılmaması gerektiğini vurgulamıştır. Geciken adaletin adaletsizlik olduğu düşüncesiyle, usul kurallarının davanın yok yere uzamasını engellemek amacıyla, kanunun amacına uygun olarak kullanılması esastır. Örneğin, müzekkere masrafının yatırılmamış olması nedeniyle zamanaşımından davanın reddedilmesi, kesin sürenin usulüne uygun bildirilmemesi halinde hatalı bulunmuştur. (HMK 30; Yargıtay 21. HD, E.2016/76, K.2017/2574)