İdari yargılama hukukunda 'dava ehliyeti' kavramı ve bu ehliyetteki eksikliğin yargılama sürecine etkisi, HMK'nın usul ekonomisi ilkesi bağlamında nasıl değerlendirilmiştir?
Dava ehliyeti, HMK'nın 51. maddesinde dava şartı olarak benimsenmiştir. Hukuk Genel Kurulu'nun içtihadına göre dava şartlarının davanın açıldığı tarihten hükmün kurulduğu tarihe kadar varlığını devam ettirmesi esastır. Ancak, dava açılırken bulunmayan dava şartının yargılama sırasında tamamlanması halinde, HMK'nın 30. maddesindeki usul ekonomisi ilkesi gözetilerek davanın esasına girilerek sonuçlandırılması gerekeceği kabul edilmiştir. Örneğin, davacının vasi tayini gerektiren bir durumunun ortaya çıkması halinde, vasi atanması sağlanarak yasal temsil eksikliği giderildikten sonra yargılamaya devam edilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde, davanın sırf dava ehliyeti eksikliği nedeniyle reddi, usul ekonomisi ilkesine aykırılık teşkil eder. (HMK 30, 51, 52, 56; Yargıtay 1. HD, E.2016/1975, K.2016/8836; Yargıtay HGK, E.2014/21-2371, K.2017/263)