Anayasa Mahkemesi'nin Nevriye Kuruç kararında, 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre, makul süre ihlali gibi 'yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan' durumlarda mahkemenin başvurucu lehine tazminata hükmedebileceği belirtilmiştir. 'Yeniden yargılamada hukuki yarar bulunmaması' ne anlama gelir? Bu duruma başka hangi hak ihlalleri örnek verilebilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #315211

'Yeniden yargılamada hukuki yarar bulunmaması' (AYM kararı § 100/2), tespit edilen hak ihlalinin, yargılamanın yeniden yapılmasıyla giderilemeyecek veya telafi edilemeyecek nitelikte olması anlamına gelir. Yani, dosyayı ilk derece mahkemesine geri göndermek, başvurucunun mağduriyetini ortadan kaldırmayacak, aksine bazen daha da artıracaktır. **Makul Süre İhlali Bağlamında Anlamı:** Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği bir davada, ihlalin kendisi zaten yargılamanın 'aşırı uzun sürmesidir'. Bu durumda, dosyayı yeniden yargılama için mahkemesine göndermek, zaten uzun sürmüş olan yargılamayı daha da uzatmaktan başka bir işe yaramaz. İhlalin kaynağı olan 'süre' geri alınamaz. Bu nedenle, bu tür bir ihlalin telafisi, ancak geçmişte yaşanan bu gecikmenin yarattığı manevi sıkıntıyı gidermeye yönelik bir 'tazminat' ile mümkün olabilir. İşte bu nedenle, makul süre ihlallerinde 'yeniden yargılamada hukuki yarar bulunmadığı' kabul edilir. **Başka Örnekler:** Bu durum, sadece makul süre ihlallerine özgü değildir. Başka hak ihlallerinde de yeniden yargılamada hukuki yarar bulunmayabilir: * **Özel Hayata veya Konuta Hukuka Aykırı Müdahale:** Bir kişinin evine hukuka aykırı bir şekilde girilmişse, bu ihlal artık gerçekleşmiş ve bitmiştir. Yeniden yargılama, eve girilmemiş gibi bir durum yaratamaz. Bu durumda da giderim, genellikle tazminat yoluyla olur. * **Hukuka Aykırı Gözaltı veya Tutukluluk:** Bir kişi, hukuka aykırı bir şekilde bir süre gözaltında tutulmuş veya tutuklu kalmış ve sonrasında serbest bırakılmışsa, bu özgürlükten yoksun kalma süresi geri getirilemez. Yeniden yargılama, bu kayıp zamanı telafi etmez. Bu nedenle, bu tür 'tamamlanmış ve geri döndürülemez' ihlallerde de temel giderim yolu tazminattır. * **Mahkeme Kararlarının Geç İcra Edilmesi:** Bir mahkeme kararının icrası yıllarca gecikmişse, yeniden yargılama bu gecikmeyi ortadan kaldırmaz. Giderim, bu gecikmenin yarattığı maddi ve manevi zararın tazmini ile sağlanır. Kısacası, ihlalin niteliği, yeniden yargılama yoluyla 'eski hale getirme'nin (restitutio in integrum) mümkün olmadığı durumlarda, AYM veya AİHM, telafi edici bir araç olarak tazminata hükmetme yolunu seçer.