Bir ceza davasında, sanığın eyleminin TCK'nın 168. maddesi kapsamında 'etkin pişmanlık' olarak kabul edilebilmesi için, iade veya tazminin ne zamana kadar yapılması gerekir? Bu zamanlamanın, ceza indirim oranı üzerinde bir etkisi var mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #315200

Evet, iade veya tazminin yapıldığı zaman, etkin pişmanlık indiriminin oranı üzerinde doğrudan bir etkiye sahiptir. TCK'nın 168. maddesi, bu zamanlamaya göre farklı indirim oranları öngören iki aşamalı bir sistem kurmuştur: 1. **Kovuşturma Başlamadan Önce (Soruşturma Aşamasında):** * Eğer fail, iade veya tazmini, hakkında bir kamu davası açılmadan önce, yani **soruşturma aşamasındayken** (polis, savcılık aşaması) gerçekleştirirse, cezasından daha yüksek bir oranda indirim yapılır. * TCK m. 168/1, bu durumda verilecek cezanın **üçte ikisine kadarının** indirileceğini belirtir. Bu, en lehe olan durumdur. 2. **Kovuşturma Başladıktan Sonra, Hüküm Verilmeden Önce:** * Eğer fail, iade veya tazmini, hakkında kamu davası açıldıktan sonra, ancak henüz ilk derece mahkemesi tarafından **hüküm verilmeden önce** gerçekleştirirse, yine etkin pişmanlıktan yararlanır, ancak indirim oranı daha düşüktür. * TCK m. 168/2, bu durumda verilecek cezanın **yarısına kadarının** indirileceğini belirtir. Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin E:2015/5750 sayılı kararında da, etkin pişmanlık koşulları tartışılırken bu ayrım gözetilmektedir. Hüküm verildikten sonra (örneğin, temyiz aşamasında veya infazda) yapılan bir iade veya tazmin, kural olarak TCK m. 168 kapsamında etkin pişmanlık olarak kabul edilmez ve ceza indirimi sağlamaz. Sonuç olarak, failin, pişmanlığını ne kadar erken gösterir ve zararı ne kadar erken giderirse, kanun koyucu onu o kadar fazla indirimle ödüllendirmektedir. Bu, suçtan doğan mağduriyetin en hızlı şekilde giderilmesini teşvik etmeyi amaçlayan bir politikadır.