Yasadışı bahis suçu kapsamında, bir kişinin 'matikçi' olarak adlandırılan bir faaliyette bulunması, yani banka hesabını yasadışı bahis organizasyonuna kullandırması, 7258 sayılı Kanun'un hangi maddesi kapsamına girer ve bu kişinin savunmasında 'ben sadece hesabımı kiraladım, bahis oynatmadım' demesi onu cezai sorumluluktan kurtarır mı?
Bu faaliyet, 7258 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde düzenlenen **'spor müsabakalarına dayalı ... para nakline aracılık etme'** suçunu oluşturur. Cezası, üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır. Kişinin savunmasında 'ben sadece hesabımı kiraladım, bahis oynatmadım' demesi, onu cezai sorumluluktan **kurtarmaz**. Aksine, bu ifade suçun maddi unsurunu ikrar ettiği anlamına gelebilir. Gerekçesi şudur: * **Suçun Tanımı:** Kanun, bizzat 'oynatmayı' değil, oynatılan bu yasadışı bahisle bağlantılı 'para nakline aracılık etmeyi' ayrı bir suç olarak tanımlamıştır. 'Matikçilik' faaliyeti, yani hesabını belirli bir komisyon veya maaş karşılığında kullandırmak, tam olarak bu 'aracılık' fiiline karşılık gelir. Kişinin hesabı, bahis oynayanlar ile oynatanlar arasında bir para köprüsü işlevi görmektedir. * **Kast Unsuru:** Bu suçun manevi unsuru kasttır. Kişinin, hesabının yasadışı bir faaliyette kullanıldığını bilmesi ve bunu istemesi yeterlidir. Bir kişinin, tanımadığı veya şüpheli kişilere, bir menfaat karşılığında banka hesabının tüm kontrolünü (kart, şifre vb.) vermesi, hayatın olağan akışına göre, bu hesabın yasa dışı işlerde kullanılacağını bildiği veya en azından öngörmesi gerektiği yönünde güçlü bir karine oluşturur. 'Paranın nereden geldiğini bilmiyordum' savunması genellikle mahkemeler tarafından inandırıcı bulunmaz. Dolayısıyla, 'hesabımı kiraladım' savunması, failin 'oynatan' olmadığını gösterebilir, ancak onu 'para nakline aracılık eden' olmaktan kurtarmaz. Bu, 7258 sayılı Kanun'da özel olarak tanımlanmış ve ağır yaptırımlara bağlanmış bir suçtur. (Bkz: kadimhukuk.com.tr, 'Yasadışı Bahis Para Nakline Aracılık Etme Suçu' başlığı).