Bir ceza davasında, sanığın suçu işlediği tarihte 18 yaşından küçük olduğu anlaşılmıştır. Mahkemenin, CMK m. 231 uyarınca HAGB kurumunu uygulayıp uygulamayacağını tartışırken, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun getirdiği hangi özel lehe hükmü dikkate alması zorunludur?
Mahkemenin, bu durumda, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 23. maddesinin getirdiği en temel özel lehe hüküm olan **denetim süresinin farklılığını** dikkate alması zorunludur. CMK m. 231/8'e göre, HAGB kararı verilen yetişkin sanıklar için denetim süresi **beş yıl**dır. Ancak, 5395 sayılı Kanun'un 23. maddesi, suça sürüklenen çocuklar için özel bir düzenleme getirerek, '...bu kişiler açısından [denetim] süresi **üç yıldır**.' hükmünü amirdir. Bu, kanun koyucunun, çocukların daha hızlı bir şekilde topluma kazandırılması, üzerlerindeki adli takibin caydırıcı etkisinin daha kısa sürede sonlanması ve geleceklerinin 'lekelenmemesi' amacıyla, onlar için daha kısa bir denetim süresi öngördüğünü göstermektedir. Bu, 'çocuğun üstün yararı' ilkesinin bir gereğidir. Dolayısıyla, mahkeme, 18 yaşından küçük bir sanık hakkında HAGB kararı verirken, denetim süresini CMK'daki genel kurala göre 5 yıl olarak değil, 5395 sayılı Kanun'daki özel ve lehe hükme göre 3 yıl olarak belirlemek zorundadır. Aksi yönde bir karar, kanunun açık hükmüne aykırılık teşkil eder ve Yargıtay tarafından bozma nedeni sayılır.