Anayasa Mahkemesi, E.2018/137 sayılı kararında, 7145 sayılı Kanun ile 6749 sayılı OHAL KHK'sının Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'a eklenen ve 'kamu görevinden çıkarılanların rütbe ve unvanlarını kullanamayacakları' yönündeki düzenlemeyi neden iptal etmiştir? Bu iptal kararının 'ifade özgürlüğü' ile ilişkisi nedir?
Anayasa Mahkemesi, bu düzenlemeyi (6749 s.K. m. 4/2'ye eklenen üçüncü cümle), temel olarak 'ifade özgürlüğü'ne (Anayasa m. 26) ve 'masumiyet karinesi'ne (Anayasa m. 38/4) aykırı bularak, oyçokluğuyla iptal etmiştir. İptal kararının gerekçeleri şunlardır: 1. **İfade Özgürlüğüne Müdahale:** Bir kişinin, geçmişte yasal olarak edindiği bir unvanı (doktor, profesör, albay, hakim vb.) kullanması, kendisini tanıtması ve ifade etmesinin bir parçasıdır. Bu unvan, kişinin kimliğinin, mesleki geçmişinin ve toplumsal statüsünün bir ifadesidir. Bu unvanı kullanmasını süresiz olarak yasaklamak, kişinin kendini ifade etme özgürlüğüne yönelik bir müdahaledir. 2. **Ölçüsüz Sınırlama:** Bu müdahalenin ölçüsüz bulunmasının nedenleri şunlardır: * **Süresiz ve Genel Yasak:** Kural, herhangi bir süre sınırı olmaksızın, ömür boyu devam edecek mutlak bir yasak getirmektedir. Ayrıca, unvanın hangi bağlamlarda (akademik, sosyal vb.) kullanılamayacağına dair bir ayrım yapmamaktadır. * **Masumiyet Karinesiyle Çelişki:** Yasak, haklarında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmayan, sadece idari bir kararla kamu görevinden çıkarılmış kişilere uygulanmaktadır. Bir kişinin, suçluluğu kanıtlanmadan, geçmişte yasal olarak kazandığı bir unvanı kullanmaktan men edilmesi, onun toplum nezdinde peşinen 'suçlu' veya 'lekelenmiş' olarak damgalanması anlamına gelir. Bu, masumiyet karinesini zedeler. * **Amacı Aşan Külfet:** Kamu görevinden çıkarma, kişinin devletle olan hizmet bağını sonlandırma amacını zaten gerçekleştirmiştir. Kişinin özel hayatında veya sivil toplumda bu unvanı kullanmasını yasaklamak, bu amacı aşan, cezalandırıcı nitelikte, orantısız bir ek yaptırımdır. Sonuç olarak AYM, bir kişinin yasal olarak elde ettiği bir unvanı kullanmasının, ifade özgürlüğünün bir parçası olduğunu ve bu hakkın, sadece idari bir işleme dayanılarak, süresiz ve genel bir şekilde yasaklanmasının, masumiyet karinesine ve ölçülülük ilkesine aykırı, anayasal güvencelerle bağdaşmayan bir sınırlama olduğuna karar vermiştir.