Bir ceza davasında, sanığın suçu işlediği sırada 18 yaşından küçük olduğu anlaşılmıştır. Mahkeme, sosyal inceleme raporu alınması için bir bilirkişiye ücret ödemiştir. Bu ücretin yargılama gideri olarak sanığa yükletilmesi, Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin E:2014/11435 sayılı kararına göre neden hukuka aykırıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #315184

Bu ücretin sanığa (suça sürüklenen çocuğa) yükletilmesi, Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin E:2014/11435, K:2018/319 sayılı kararına göre, **Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'ye aykırı** olduğu için hukuka aykırıdır. Bu kararın temelindeki mantık şudur: 1. **Sosyal İnceleme Raporunun Amacı:** Sosyal inceleme raporu (SİR), 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun bir gereğidir. Bu raporun amacı, suça sürüklenen çocuğun cezalandırılması için delil toplamak değil, tam tersine, çocuğun 'bireysel özelliklerini, sosyal çevresini, toplumda yapıcı bir rol üstlenmesini ve mahkemece yararlanılabilecek toplumsal kaynakları' tanımaktır. Yani rapor, çocuğun 'üstün yararı' ilkesi gereğince, onun hakkında en doğru ve en koruyucu tedbire karar verilmesine yardımcı olan bir araçtır. 2. **Devletin Pozitif Yükümlülüğü:** Çocuğun korunması ve topluma yeniden kazandırılması, devletin pozitif bir yükümlülüğüdür. Sosyal inceleme raporu, devletin bu yükümlülüğünü yerine getirmesi için öngörülmüş bir mekanizmadır. 3. **Hakkaniyete Aykırılık:** Devletin, kendi koruma yükümlülüğü altındaki bir çocuk için, onun lehine ve üstün yararı gereği aldırdığı bir raporun maliyetini yine o çocuğa yüklemesi, hem kanunun ruhuna hem de uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan 'çocuğun üstün yararı' ilkesine aykırıdır. Bu, çocuğu, korunması için yapılan bir masraftan sorumlu tutmak anlamına gelir ki bu hakkaniyetle bağdaşmaz. Bu nedenlerle Yargıtay, SİR için ödenen bilirkişi ücretinin bir yargılama gideri olarak çocuğa yükletilemeyeceğine, bu masrafın Hazine üzerinde kalması gerektiğine karar vermiştir.