Anayasa Mahkemesi, Nevriye Kuruç kararında, AİHS m. 13'te düzenlenen 'etkili başvuru hakkı' ile Anayasa'nın 40. maddesinde düzenlenen 'Temel hak ve hürriyetlerin korunması' arasında nasıl bir paralellik kurmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #315174

Anayasa Mahkemesi, Nevriye Kuruç kararında (§ 54-66), AİHS m. 13'te güvence altına alınan 'etkili başvuru hakkı' ile Anayasa'nın 40. maddesinde düzenlenen hakkı, büyük ölçüde aynı anlama gelen ve birbirini tamamlayan, paralel güvenceler olarak ele almıştır. Kurulan paralellik şöyledir: * **Anayasa m. 40:** Bu madde, 'Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir.' hükmünü içerir. AYM, bu hakkı, 'anayasal bir hakkının ihlal edildiğini ileri süren herkese hakkın niteliğine uygun olarak iddialarını inceletebileceği makul, erişilebilir, ihlalin gerçekleşmesini veya sürmesini engellemeye ya da sonuçlarını ortadan kaldırmaya (yeterli giderim sağlama) elverişli idari ve yargısal yollara başvuruda bulunabilme imkânı sağlanması' olarak tanımlamaktadır (§ 62). * **AİHS m. 13:** Bu madde ise, 'Bu Sözleşme’de tanınmış olan hak ve özgürlükleri ihlal edilen herkes, ... ulusal bir merci önünde etkili bir yola başvurma hakkına sahiptir.' hükmünü içerir. AYM, her iki hükmün de aynı temel amacı güttüğünü kabul etmektedir: Temel hak ve özgürlükleri ihlal edilen bireylere, bu ihlali ulusal düzeyde tespit ettirebilecekleri ve mümkünse sonuçlarını ortadan kaldırabilecekleri (telafi ettirebilecekleri) bir başvuru mekanizması sunma zorunluluğu. Mahkeme, AİHS m. 13'e ilişkin AİHM içtihatlarında geliştirilen 'etkililik' kriterlerini (teoride ve pratikte başarı şansı sunma, erişilebilir olma, yeterli giderim sağlama), Anayasa'nın 40. maddesinin yorumlanmasında da doğrudan kullanmaktadır. Nevriye Kuruç kararında Mahkeme, makul sürede yargılanma hakkı ihlaline karşı etkili bir yol bulunmamasını, hem Anayasa'nın 36. maddesiyle bağlantılı olarak 40. maddesinin (etkili başvuru hakkı), hem de AİHS'in 6. maddesiyle bağlantılı olarak 13. maddesinin ihlali olarak değerlendirmiştir. Bu, iki hükmün AYM tarafından eşdeğer koruma sağlayan normlar olarak görüldüğünü ve AİHM içtihadının, Anayasa'nın 40. maddesinin içeriğini doldurmada bir yorum aracı olarak kullanıldığını göstermektedir.