HMK m. 30'da düzenlenen usul ekonomisi ilkesi ve Anayasa m. 141'deki yargılamanın süratli olması ilkesi, bir tarafın haklı mazereti olmaksızın duruşmaya gelmemesi durumunda, yargılamanın onun yokluğunda devam etmesini meşrulaştırır mı? Bu durumun hukuki dayanağı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #315171

Evet, meşrulaştırır. Usul ekonomisi ve yargılamanın sürati ilkeleri, davaların tarafların keyfi olarak duruşmalara katılmaması nedeniyle sürüncemede bırakılmasını engellemeyi amaçlar. Bu nedenle kanun koyucu, usulüne uygun olarak davet edilmesine rağmen geçerli bir mazeret sunmaksızın duruşmaya gelmeyen tarafın yokluğunda yargılamanın devam etmesine ve işlem yapılmasına olanak tanımıştır. Bu durumun hukuki dayanağı, HMK'nın 150. maddesidir. Bu madde, usul ekonomisi ilkesinin somut bir yansımasıdır: * **HMK m. 150/1:** 'Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.' Bu kural, her iki tarafın da duruşmaya gelmemesi durumunda uygulanır ve davanın takipsiz kalmasını önler. * **HMK m. 150/2:** 'Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, **yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez.**' Bu hüküm, sorunun cevabını doğrudan vermektedir. Bir taraf mazeretsiz olarak duruşmaya gelmezse, mahkeme diğer tarafın talepleri doğrultusunda veya re'sen, o tarafın yokluğunda delil toplayabilir, tanık dinleyebilir ve diğer usuli işlemleri yapabilir. Duruşmaya gelmeyen taraf, sonradan bu işlemlere 'benim yokluğumda yapıldı' diyerek itiraz etme hakkını kaybeder. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E:2014/21-2371 sayılı kararında da atıf yapılan bu madde, bir tarafın davayı kötü niyetli olarak uzatmasını engellemek ve yargılamanın düzenli bir şekilde ilerlemesini sağlamak için getirilmiş, usul ekonomisi ilkesinin temel bir aracıdır. Bu kural, taraflara duruşmalara katılma ve davalarını takip etme konusunda bir 'yükümlülük' de getirmektedir.