Anayasa Mahkemesi, E.2018/137 sayılı kararında, 7145 sayılı Kanun ile 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'na eklenen ve jandarmaya 'gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde birlik komutanının veya kurum amirinin yazılı emri' ile arama yapma yetkisi veren düzenlemeyi neden iptal etmiştir? Bu iptalin temelindeki anayasal güvence nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #315165

Anayasa Mahkemesi, bu düzenlemeyi, temel olarak Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan 'özel hayatın gizliliği' ve bu hakka yönelik sınırlamalar için aranan 'yargısal denetim' güvencesine aykırı olduğu gerekçesiyle iptal etmiştir. İptalin temelindeki mantık şudur: 1. **Aramanın Kuralı: Hakim Kararı:** Anayasa'nın 20. maddesine göre, kişilerin özel hayatına müdahale niteliğindeki arama tedbiri, kural olarak 'milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi...' gibi sebeplerle ve 'hakim kararı' ile yapılabilir. 2. **İstisna: Gecikmesinde Sakınca Bulunan Hal:** Anayasa, aynı maddede bu kurala bir istisna getirmiştir. 'Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde' kanunla yetkili kılınmış bir merciin yazılı emriyle de arama yapılabilir. Ancak bu yetkili merciin emrinin de yirmi dört saat içinde görevli hakimin onayına sunulması zorunludur. 3. **'Yetkili Merci' Kavramının Yorumu:** AYM, Anayasa'daki 'yetkili merci' ifadesini dar yorumlamaktadır. Bu merciin, tarafsızlık ve bağımsızlık özellikleri taşıyan, idari hiyerarşi içinde yer almayan bir makam olması gerektiğini kabul eder. Cumhuriyet savcısı, bu nitelikleri taşıyan bir yargısal makam olduğu için 'yetkili merci' sayılabilir. 4. **İptal Gerekçesi:** Dava konusu kural ise, arama emri verme yetkisini, idari bir hiyerarşi içinde yer alan ve soruşturmayla doğrudan ilgili olan 'askerî birlik komutanı' veya 'kurum amiri' gibi idari makamlara vermektedir. AYM, bu kişilerin, Anayasa'nın aradığı anlamda tarafsız ve bağımsız bir 'yetkili merci' olmadığına karar vermiştir. İdari amirlerin, adli bir yetki olan arama kararı vermesi, özel hayatın gizliliğine yönelik anayasal güvenceleri (özellikle yargısal denetim güvencesini) ortadan kaldıran, orantısız bir müdahaledir. Sonuç olarak AYM, arama gibi ağır bir tedbire karar verme yetkisinin, Cumhuriyet savcısının denetimi ve nihayetinde hakim onayı olmaksızın, doğrudan idari ve askeri amirlere verilmesini, Anayasa'nın 20. ve 13. maddelerine aykırı bularak iptal etmiştir.