HMK m. 30'da düzenlenen usul ekonomisi ilkesi ve İYUK m. 5'teki aynı dilekçe ile dava açılabilme hali, farklı kişilerin aralarında hukuki bir bağ olmaksızın, sadece benzer konuda idareye karşı dava açmak istemeleri durumunda müşterek dilekçe vermelerine olanak tanır mı?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #315156

Hayır, tanımaz. İYUK m. 5/2, birden fazla kişinin müşterek dilekçe ile dava açabilmesi için iki kümülatif (birlikte bulunması gereken) şart öngörmüştür: 1. **Davacıların hak veya menfaatlerinde iştirak bulunması:** Bu, davacıların dava konusu işlem karşısında ortak bir hukuki pozisyonda olmaları, haklarının veya menfaatlerinin birbirinden ayrılamayacak şekilde iç içe geçmiş olması anlamına gelir. Örneğin, aynı taşınmazın hissedarları, aynı ihalenin ortak girişim ortakları gibi. 2. **Davaya yol açan maddi olay veya hukuki sebeplerin aynı olması:** Uyuşmazlığın temelindeki olgusal ve hukuki zeminin tüm davacılar için ortak olması gerekir. Farklı kişilerin, sadece benzer konuda idareye karşı dava açmak istemeleri, bu şartları sağlamaz. Örneğin, bir atama döneminde, farklı branşlardan, farklı liyakat puanlarına sahip, farklı yerlere atanmayan birden fazla öğretmenin, 'atanmama' işlemine karşı tek dilekçeyle dava açması mümkün değildir. Çünkü: * Her bir davacının hukuki durumu (puanı, branşı, tercihleri) birbirinden farklıdır. Hak ve menfaatlerinde bir 'iştirak' yoktur; her birinin menfaati bireyseldir. * Her birinin atanmamasının maddi ve hukuki sebepleri (kontenjan, puan yetersizliği, tercih hatası vb.) farklı olabilir. Bu durumda, her bir kişinin, kendi bireysel durumuna özgü olarak ayrı bir dava açması gerekir. Usul ekonomisi ilkesi, birbiriyle ilgisiz ve sadece konu olarak benzeyen davaların, yargılamayı karmaşıklaştıracak ve içinden çıkılmaz hale getirecek şekilde tek bir dosyada birleştirilmesine izin vermez. Aksi takdirde, mahkemenin her bir davacı için ayrı ayrı inceleme yapması gerekecek, bu da usul ekonomisinin amacına (hız ve basitlik) tamamen ters düşecektir.