Bir idari davada, idare mahkemesinin görevli olup olmadığına ilişkin bir uyuşmazlık bulunmaktadır. Danıştay 15. Dairesi'nin E:2016/9581 sayılı kararına göre, 5510 sayılı Kanun'un uygulanmasından doğan uyuşmazlıklarda görevli mahkeme neresidir? Bu kuralın istisnası nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #315151

Danıştay 15. Dairesi'nin E:2016/9581, K:2016/5332 sayılı kararına göre, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun uygulanmasından doğan uyuşmazlıklarda görevli mahkeme, kural olarak **İş Mahkemeleri**'dir. Bu kural, 5510 sayılı Kanun'un 'Uyuşmazlıkların çözüm yeri' başlıklı 101. maddesinden kaynaklanmaktadır. Bu madde, 'bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceği'ni belirtir. Dolayısıyla, bu kanuna dayalı olarak tesis edilen bireysel işlemlerden (prim borcu, teşvikten yararlandırmama vb.) kaynaklanan davalar adli yargının, yani İş Mahkemelerinin görev alanına girer. Ancak, bu genel kuralın önemli bir **istisnası** vardır. Eğer dava, 5510 sayılı Kanun'un kendisine veya bu kanunun uygulanmasını göstermek amacıyla çıkarılan **genel ve düzenleyici idari işlemlere** (yönetmelik, genelge, tebliğ vb.) karşı açılmışsa, bu durumda görevli yargı yeri idari yargıdır. Kararda da belirtildiği gibi, 'sözü edilen Kanunun uygulanmasını göstermek için çıkarılan düzenleyici işlemlere karşı açılan davaların ise, görüm ve çözümünde Danıştay görevlidir.' Karara konu olayda davacı, hem kendisine yönelik bireysel bir işleme (prim teşvikinden geriye yönelik yararlanma talebinin reddi) hem de bu ret işleminin dayanağı olan bir Genelge'nin ilgili maddesinin iptaline karşı tek dilekçeyle dava açmıştır. Danıştay, bireysel işlemden doğan uyuşmazlığın İş Mahkemesi'nin, düzenleyici işlem olan Genelge'nin iptalinden doğan uyuşmazlığın ise Danıştay'ın görevine girdiğini belirterek, farklı yargı kollarına ait taleplerin tek dilekçeyle istenemeyeceği gerekçesiyle dilekçenin reddine karar vermiştir.