HMK m. 30'daki usul ekonomisi ilkesi ve Anayasa m. 141'deki yargının görevi, davaların 'en az giderle' sonuçlandırılmasını öngörür. Bu ilke, Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin E:2014/33941 sayılı kararında olduğu gibi, mahkemenin gereksiz yere bilirkişi incelemesi yaptırması durumunda nasıl bir sonuç doğurur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #315143

Bu durum, usul ekonomisi ilkesinin 'gereksiz gider yapılmaması' boyutunun ihlali anlamına gelir ve bu giderlerin sanığa yükletilmesi hukuka aykırı olur. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin E:2014/33941, K:2015/19232 sayılı kararında, mahkeme, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi gereken bir konuda, gereksiz yere ve hukuka aykırı olarak bilirkişi incelemesi yaptırmıştır. Yargıtay, bu durumu iki açıdan hukuka aykırı bulmuştur: 1. Hukuka Aykırı Delil Toplama: Hakimin çözmesi gereken hukuki bir konuda bilirkişiye başvurulması, CMK m. 63'e aykırıdır ve bu yolla elde edilen rapor hukuka aykırı bir delildir. 2. Usul Ekonomisinin İhlali ve Giderlerin Yükletilememesi: Gereksiz yere yapılan bu bilirkişi incelemesi için ödenen masraflar, HMK m. 30 ve Anayasa m. 141'deki 'en az giderle yargılama' ilkesini ihlal eder. Yargılama giderleri, ancak yargılamanın usulüne uygun ve zorunlu kıldığı masrafları kapsar. Hukuka aykırı ve gereksiz bir işlem için yapılan masraf, meşru bir yargılama gideri değildir. Bu nedenle, Yargıtay kararında 'gereksiz yere yaptırılan bilirkişi incelemesine ilişkin yapılan masrafların sanıklara yükletilmesini' bir bozma nedeni olarak saymıştır. Sonuç olarak, usul ekonomisi ilkesi, mahkemenin sadece zorunlu ve hukuka uygun işlemler için masraf yapmasını gerektirir. Gereksiz veya hukuka aykırı bir işlem için yapılan masraflar, mahkum olsa bile sanığa yükletilemez ve Hazine üzerinde kalır.