Yasadışı bahis oynatma suçundan bir kişinin banka hesabına bloke konulduğunda, bu bloke kararı, kişinin o hesaptaki tüm parayı kapsar mı, yoksa sadece suçla ilgili olduğu düşünülen miktarı mı kapsar? Bu konuda MASAK ve savcılık uygulamasındaki genel eğilim nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #315137

Hukuken, CMK m. 128 uyarınca uygulanan el koyma (bloke) tedbirinin, sadece 'suçtan elde edildiğine dair kuvvetli şüphe sebebi bulunan malvarlığı değerleri' ile sınırlı olması gerekir. Yani, teorik olarak blokenin, sadece yasadışı bahisten geldiği düşünülen şüpheli para hareketlerinin toplam tutarı kadar olması ve hesaptaki meşru kaynaklardan geldiği anlaşılan paraları (maaş, kira geliri vb.) kapsamaması gerekir. Ancak, uygulamadaki genel eğilim genellikle daha farklıdır. Kadim Hukuk metninde de 'Savcılık tarafından, soruşturma evresinde hesabınıza bloke konulacak ve tüm kredi ve banka kartlarınız kullanılmayacak duruma getirilecektir.' ifadesi bu pratik duruma işaret etmektedir. Genel eğilimin bu yönde olmasının nedenleri şunlardır: 1. Soruşturmanın Başlangıç Aşaması: Bloke kararı genellikle soruşturmanın en başında, henüz hangi paranın suçtan elde edildiği, hangisinin meşru olduğu ayrımının tam olarak yapılamadığı bir aşamada verilir. Bu aşamada, delillerin karartılmasını ve suç gelirinin kaçırılmasını önlemek amacıyla, ihtiyati bir yaklaşımla 'hesabın tamamı' bloke edilir. 2. Teknik Zorluk: Bankacılık sisteminde, aynı hesap içindeki paranın kaynağına göre ayrıştırılarak sadece belirli bir miktarının bloke edilmesi teknik olarak zor olabilir. Bu nedenle, genellikle hesabın tamamı üzerindeki tasarruf yetkisi dondurulur. 3. İspat Yükünün Fiilen Yer Değiştirmesi: Uygulamada bu durum, ispat yükünü fiilen şüphelinin omuzlarına yükler. Şüpheli, hesabındaki paranın bir kısmının veya tamamının meşru olduğunu delilleriyle ispatlayarak, bu kısım üzerindeki blokenin kaldırılmasını talep etmek zorunda kalır. Sonuç olarak, yasal olarak blokenin suçla ilgili miktarla sınırlı olması gerekse de, MASAK ve savcılıkların ilk andaki uygulaması, genellikle soruşturmanın selameti açısından hesabın tamamını bloke etmek yönündedir. Blokenin kısmen kaldırılması, ancak şüphelinin veya avukatının yapacağı başarılı bir itiraz ve ispat faaliyeti sonucunda mümkün olabilmektedir.