Bir ceza davasında, birden fazla sanık iştirak halinde suç işlemiştir. Yargılama giderlerinin sanıklara yükletilmesinde CMK m. 326/2 uyarınca 'ayrı ayrı' sorumluluk ilkesi benimsenirken, bu sanıkların tutuklanmalarından veya cezalarının infazından doğan giderler de aynı ilkeye mi tabidir?
Hayır, bu giderler aynı ilkeye tabi değildir. Bu tür giderler için mutlak 'bireysel sorumluluk' esastır. CMK m. 326/2'nin gerekçesinde bu durum açıkça belirtilmiştir: 'Ancak bu hüküm [iştirak halinde giderlerin ayrı ayrı yükletilmesi] şeriklerin tutuklanmalarından ve cezalarının infazından doğan giderler konusunda uygulanmaz; bireysel sorumlulukları esastır.' Bu ayrımın mantığı şudur: * Ortak Yargılama Giderleri: Bilirkişi ücreti, keşif masrafı, ortak tanıkların yol giderleri gibi masraflar, suçun iştirak halinde işlenmesinin ve birlikte yargılanmanın doğal bir sonucudur. Bu nedenle, bu ortak giderlerin sanıklar arasında paylaştırılması (genellikle eşit olarak) ve her birinin kendi payından 'ayrı ayrı' sorumlu olması adildir. * Kişisel Giderler: Bir sanığın tutuklanması (yakalama, sevk, cezaevinde kalma masrafları), adli kontrol altına alınması veya cezasının infazı (cezaevindeki iaşe, ibate masrafları) gibi giderler, doğrudan o sanığın kişisel durumundan ve ona uygulanan bireysel tedbirlerden kaynaklanır. Bu giderlerin, tutuklanmayan veya farklı bir infaz rejimine tabi olan diğer sanıklara yükletilmesi, ceza ve tedbirlerin şahsiliği ilkesine aykırı olurdu. Dolayısıyla, tutuklama ve infaz giderleri, iştirak halinde işlenen bir suç olsa bile, hiçbir şekilde diğer sanıklara paylaştırılamaz. Her sanık, sadece kendisine ilişkin olarak yapılan bu tür kişisel masraflardan bireysel olarak sorumludur.