Bir ceza davasında, sanığın suçu işlediği sırada akıl hastalığı nedeniyle cezai ehliyetinin bulunmadığına dair Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmıştır. Bu durumda mahkeme ne tür bir karar vermelidir ve sanık hakkında hangi tedbirler uygulanabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #315122

Eğer Adli Tıp Kurumu'ndan alınan raporda, sanığın suçu işlediği sırada, TCK'nın 32/1. maddesi kapsamında 'akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede ortadan kalktığı' tespit edilirse, mahkeme sanık hakkında 'ceza verilmesine yer olmadığı' kararı verir. Bu karar bir beraat kararı değildir. Sanığın fiili işlediği kabul edilir, ancak kusur yeteneği olmadığı için cezalandırılmaz. Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin E:2015/4766 sayılı kararında da belirtildiği gibi, mahkemenin öncelikle bu raporu aldırıp sanığın hukuki durumunu belirlemesi gerekir. Mahkeme 'ceza verilmesine yer olmadığı' kararı ile birlikte, yine TCK m. 32/1'in son cümlesi ve TCK m. 57 uyarınca, sanık hakkında 'yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında koruma ve tedavi altına alınmasına' şeklinde bir güvenlik tedbirine hükmeder. Bu tedbir, toplum güvenliği açısından tehlikeli olan akıl hastalarının, iyileşinceye kadar bir sağlık kurumunda tutulmasını ve tedavi edilmesini amaçlar. Tedbirin süresi, sağlık kurumunun düzenleyeceği raporlara göre mahkeme tarafından periyodik olarak gözden geçirilir.