HMK m. 30 (usul ekonomisi) ve İYUK m. 5 (aynı dilekçeyle dava) kurallarının temel amacı yargılamayı hızlandırmak ve basitleştirmek iken, Danıştay 13. Daire'nin E:2015/547 sayılı kararındaki çoğunluk görüşü, neden bu kuralların görev ve yetki gibi daha temel usul kurallarını esnetemeyeceğini savunmuştur?
Danıştay 13. Dairesi'nin ilgili kararındaki çoğunluk görüşü, idari yargı usul hukukundaki normlar hiyerarşisi ve temel güvencelere dayanmaktadır. Usul ekonomisi ve birlikte dava açma kuralları önemli olmakla birlikte, 'görev' ve 'yetki' kuralları gibi kamu düzenine ilişkin ve daha temel kabul edilen kuralları geçersiz kılamaz. Bu görüşün temelindeki mantık şudur: 1. Görev Kurallarının Kamu Düzeninden Olması: Bir davanın hangi mahkeme tarafından görüleceğini belirleyen görev kuralları, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği, kamu düzenine ilişkin emredici kurallardır. Bu kurallar, adil yargılanma hakkının bir unsuru olan 'kanuni hakim' veya 'doğal hakim' ilkesinin bir güvencesidir. Bir davanın, kanunun görevli kıldığı mahkeme yerine başka bir mahkemede görülmesi, bu temel güvenceyi ihlal eder. 2. Usul Kurallarının Hiyerarşisi: İYUK m. 14'teki ilk inceleme konuları sıralamasında, 'görev ve yetki' (a bendi), '3 ve 5. maddelere uygunluk' (g bendi) incelemesinden önce gelir. Bu sıralama, usulde görev ve yetki konusunun daha öncelikli ve temel bir mesele olduğunu gösterir. Bir mahkeme, öncelikle kendi görevli olup olmadığını tespit etmeli, ancak görevli olduğuna karar verirse diğer usuli konuları (dilekçenin 5. maddeye uygunluğu gibi) incelemelidir. Görevsiz bir mahkemenin, usul ekonomisi adına, görev alanına girmeyen bir davaya bakması düşünülemez. 3. Usul Ekonomisinin Yanlış Anlaşılması: Usul ekonomisi, yargılamayı hızlandırmak ve basitleştirmek demektir; ancak bu, temel güvencelerden ve kamu düzenine ilişkin kurallardan vazgeçmek anlamına gelmez. Görevsiz bir mahkemenin dava görmesi, usul ekonomisi değil, usul kurallarının ihlali olur ve bu durum daha büyük hukuki sorunlara (yargılamanın yenilenmesi gibi) yol açarak yargılamayı daha da karmaşıklaştırabilir. Bu nedenlerle Danıştay, usul ekonomisine yönelik bir kural olan İYUK m. 5'in, mahkemelerin görevini belirleyen daha temel kuralları değiştirecek bir işlev kazanamayacağını ve görev kurallarının öncelikli olarak uygulanması gerektiğini savunmuştur.