Bir ceza davasında, mahkemenin TCK m. 43 uyarınca zincirleme suç hükümlerini uygulamayı unutması ve bu kararın sadece sanık lehine temyize götürülmesi durumunda, Yargıtay'ın bu hatayı düzeltme imkanı var mıdır? 'Aleyhe bozma yasağı' ilkesi bu durumu nasıl etkiler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #315118

Hayır, Yargıtay'ın bu hatayı sanık aleyhine olacak şekilde düzeltme imkanı yoktur. Bu durum, 'aleyhe bozma yasağı' (reformatio in peius) ilkesinin doğrudan bir sonucudur. TCK m. 43'teki zincirleme suç hükümleri, tek bir suç işleme kararının icrası kapsamında aynı suçun farklı zamanlarda birden fazla kez işlenmesi halinde, faile tek bir ceza verilmesini ancak bu cezanın belirli bir oranda (dörtte birinden dörtte üçüne kadar) artırılmasını öngörür. Bu, sanık aleyhine bir düzenlemedir. Süreç ve sonuç şöyledir: 1. İlk derece mahkemesi, koşulları oluşmasına rağmen TCK m. 43'ü uygulamayı unutarak, sanığa artırımsız, yani daha az bir ceza vermiştir. 2. Bu hüküm, sadece sanık veya müdafii tarafından (yani sanık lehine) temyiz edilmiştir. Cumhuriyet savcısı veya katılan, aleyhe temyiz talebinde bulunmamıştır. 3. Yargıtay, incelemesinde mahkemenin TCK m. 43'ü uygulamayarak hata yaptığını tespit eder. Ancak, bu hatanın düzeltilmesi, sanığın cezasının artırılması, yani sonucun sanık aleyhine değiştirilmesi anlamına gelecektir. 4. 'Aleyhe bozma yasağı' ilkesi gereğince, sadece sanık lehine yapılan bir temyiz başvurusu üzerine, karar sanığın aleyhine olacak şekilde bozulamayacağı veya düzeltilemeyeceği için, Yargıtay bu hatayı görmesine rağmen müdahale edemez. Yargıtay, bu durumu kararında '...karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır' şeklinde ifade eder ve mahkemenin bu hatalı kararını, sanığın kazanılmış hakkı olarak kabul ederek onar. (Bkz: Yargıtay 6. CD, E:2016/3811, K:2016/5600 ve Yargıtay 18. CD, E:2015/45072, K:2017/1275 sayılı kararlar).