Bir davada mahkeme, HMK m. 150 uyarınca işlemden kaldırılan bir dosyada, basit yargılama usulüne tabi olması nedeniyle HMK m. 320/4 gereği 'dava açılmamış sayılır' kararı vermiştir. Ancak, davacının duruşmaya katılmama nedeni geçerli bir mazerete dayanıyorsa, bu kararın hukuki durumu ne olur?
Eğer davacının duruşmaya katılmama nedeni 'geçerli bir özür'e (HMK m. 150/2) dayanıyorsa, mahkemenin dosyayı işlemden kaldırması ve devamında davanın açılmamış sayılmasına karar vermesi hukuka aykırıdır ve bu karar Yargıtay tarafından bozulur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E:2014/21-2371, K:2017/263 sayılı kararında bu durum detaylıca incelenmiştir. Karara göre, mahkemenin, bir mazereti değerlendirirken şekilci davranmaması, mazeretin haklı ve geçerli olup olmadığını araştırması gerekir. Bir avukatın başka bir mahkemede aynı gün duruşmasının olması, özellikle bu durumu bir dilekçe ve ekindeki tebligat fotokopisiyle belgelendirmişse, 'geçerli bir özür' olarak kabul edilmelidir. Bu durumda mahkemenin izlemesi gereken yol şudur: 1. Sunulan mazereti 'geçerli' kabul etmelidir. 2. Dosyayı işlemden kaldırmamalı, bunun yerine yeni bir duruşma günü belirleyerek yargılamaya devam etmelidir. Mahkemenin, geçerli bir mazereti görmezden gelerek dosyayı takipsiz bırakması ve HMK m. 320/4'ü uygulayarak davanın açılmamış sayılmasına karar vermesi, davacının 'hukuki dinlenilme hakkı'nı (HMK m. 27) ve hak arama özgürlüğünü ihlal eden, usule aykırı bir karardır. Yargıtay, bu tür kararları, 'davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması' ilkesinin (HMK m. 30), hak kaybına yol açacak şekilde yanlış yorumlanması olarak görmekte ve bozmaktadır.