Bir ceza davasında sanık, olay gecesi kullandığı tırın yakıt deposundan mazot çalınmaya çalışılırken yakıtın bir kısmının yere döküldüğünü ve bu nedenle eylemin teşebbüs aşamasında kaldığını savunmaktadır. Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin E:2015/4766 sayılı kararına göre, bu durumda hırsızlık suçu tamamlanmış mıdır, yoksa teşebbüs aşamasında mı kalmıştır?
Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin E:2015/4766, K:2018/1082 sayılı kararına göre, bu durumda hırsızlık suçu tamamlanmıştır. Kararın gerekçesi, 'tasarruf olanağının kaybolması' kriterine dayanmaktadır. Hırsızlık suçunun tamamlanması için, failin çalınan malı bulunduğu yerden alması ve kendi hakimiyet alanına sokması yeterlidir. Malın fiilen kullanılması veya olay yerinden uzaklaştırılması zorunlu değildir. Suçun konusu olan mal üzerindeki malikin 'tasarruf yetkisi'nin ortadan kalktığı an, suç tamamlanmış sayılır. Somut olayda Yargıtay, şu değerlendirmeyi yapmıştır: Sanık, yakıtı depodan çalmaya çalışırken bir kısmının yere dökülmesine neden olmuştur. Yere dökülen bu yakıt, artık ne sanığın ne de malikin (katılanın) tasarruf edebileceği bir durumdadır. Malikin, yere dökülen yakıt üzerindeki zilyetliği ve tasarruf olanağı kalıcı olarak ortadan kalkmıştır. Bu nedenle, fail yakıtı alıp götürememiş olsa bile, malikin malvarlığında bir eksilme meydana gelmiş ve tasarruf imkanı yok olmuştur. Bu an, suçun tamamlandığı andır. Bu nedenle Yargıtay, ilk derece mahkemesinin eylemi teşebbüs aşamasında kabul ederek TCK m. 35'i uygulamasını hatalı bulmuş, ancak aleyhe temyiz olmadığı için bu durumu bozma nedeni yapmamıştır. Bu karar, hırsızlık suçunda 'tamamlanma' anının, mal üzerindeki zilyetliğin fiilen kesildiği an olduğunu göstermektedir.