Anayasa Mahkemesi, E.2018/137 sayılı kararında, kamu görevinden çıkarılanların silahlarının mülkiyetinin bedelsiz olarak kamuya geçirilmesini öngören kuralı 'gerekli' bulmayarak ölçülülük ilkesine aykırı bulmuştur. Bu 'gereklilik' denetiminde Mahkeme, hangi alternatif ve daha az müdahaleci aracın varlığına işaret etmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #315106

Anayasa Mahkemesi, bu 'gereklilik' denetimini yaparken, mülkiyet hakkına daha az müdahale eden mevcut bir alternatif aracın varlığına işaret etmiştir. Bu araç, 'Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmelik'te düzenlenen usuldür (§ 254-257). Mahkemenin işaret ettiği daha az müdahaleci (daha hafif) araç şudur: * Yönetmeliğin 17. ve 21. maddelerine göre, silah taşıma ve bulundurma şartlarını kaybeden (ruhsatı iptal edilen) kişilerin silahları zapt edilir. Ancak bu silahların mülkiyeti doğrudan kamuya geçmez. Bunun yerine, silah sahibine, silahını zapt edildiği tarihten itibaren **altı ay içinde**, silah satın almaya hak kazanmış başka kişilere **devretme (satış veya hibe yoluyla)** imkanı tanınır. AYM, bu alternatifi şu şekilde kullanmıştır: 1. Kamu güvenliği ve milli güvenlik gibi meşru amaçlara ulaşmak için, ruhsatı iptal edilen kişinin silahı elinde bulundurmasını engellemek yeterlidir. Silahın zapt edilmesi bu amacı zaten sağlamaktadır. 2. Kişinin mülkiyet hakkını tamamen ortadan kaldırmak yerine, ona silahını yasal yollarla bir başkasına devrederek bedelini alma imkanı tanımak, mülkiyet hakkına çok daha az müdahale eden, daha hafif bir yoldur. 3. Kanun koyucu, daha hafif bir araç olan devir imkanı mevcutken, bunu tanımaksızın ve herhangi bir tazminat öngörmeksizin mülkiyetin doğrudan kamuya geçirilmesini öngören daha ağır bir yolu seçmiştir. Bu nedenle AYM, seçilen aracın amaca ulaşmak için 'gerekli' olmadığını, çünkü aynı amaca daha az müdahaleyle ulaşmanın mümkün olduğunu belirterek, kuralın ölçülülük ilkesini ihlal ettiği sonucuna varmış ve iptal etmiştir (§ 258-259).