Bir ceza davasında, sanığın daha önce aynı suçtan aldığı ve kesinleşen mahkumiyet kararı, temyiz incelemesi sırasında Yargıtay tarafından zamanaşımı nedeniyle düşürülürse, bu durum ilk derece mahkemesinin tekerrür uygulamasına etkili olur mu?
Evet, kesinlikle etkili olur. Bu durum, ilk derece mahkemesinin yaptığı tekerrür uygulamasını hukuki dayanaktan yoksun bırakır ve bu uygulamanın kaldırılmasını gerektirir. Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin E:2016/5086, K:2016/7157 sayılı kararında bu durum net bir şekilde ele alınmıştır. Hukuki süreç ve sonuç şöyledir: 1. **Tekerrürün Koşulu:** TCK m. 58 uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için, sanığın daha önce işlediği bir suçtan dolayı verilmiş ve kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmünün bulunması gerekir. Bu mahkumiyetin hukuken geçerli olması esastır. 2. **Zamanaşımı ile Düşmenin Etkisi:** Dava zamanaşımı (TCK m. 66) veya ceza zamanaşımı (TCK m. 68), kamu davasını veya cezanın infazını ortadan kaldıran bir nedendir. Zamanaşımı nedeniyle verilen bir 'düşme kararı', o suçla ilgili mahkumiyetin tüm hukuki sonuçlarını ortadan kaldırır. Yani, o mahkumiyet artık hukuken 'yok' hükmündedir. 3. **Sonuç:** Eğer ilk derece mahkemesi, kararını verirken sanığın sicilindeki bir ilamı tekerrüre esas almışsa, ancak daha sonra Yargıtay bu ilamın dayandığı davanın aslında zamanaşımına uğradığını tespit edip 'düşme' kararı verirse, tekerrürün dayanağı olan mahkumiyet ortadan kalkmış olur. Bu durumda, ilk derece mahkemesinin TCK m. 58'e dayanarak yaptığı tekerrür uygulaması da hukuki temelini kaybeder. Yargıtay, bu durumu tespit ettiğinde, tekerrür uygulamasının kaldırılmasına karar vererek hükmü düzeltecek veya bu nedenle bozacaktır. İlgili kararda Yargıtay, '... ilamının hataen kesinleştirilip ... zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verildiğinden tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi'ni bir bozma nedeni saymıştır.