Nevriye Kuruç kararında AYM, makul süre ihlali nedeniyle manevi tazminata hükmederken, başvurucunun maddi tazminat talebini neden reddetmiştir? Maddi tazminata hükmedilebilmesinin temel koşulu nedir?
AYM, Nevriye Kuruç kararının 116. paragrafında, başvurucunun maddi tazminat talebini, bu talebini destekleyecek herhangi bir belge sunmamış olması nedeniyle reddetmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin veya herhangi bir mahkemenin maddi tazminata hükmedebilmesinin temel koşulu, iddia edilen 'maddi zarar' ile tespit edilen 'ihlal' arasında doğrudan bir 'illiyet (nedensellik) bağı'nın bulunması ve bu zararın somut delillerle (belge, fatura, uzman raporu vb.) ispatlanmasıdır. Makul sürede yargılanma hakkının ihlali durumunda maddi zararın ispatı genellikle zordur. Başvurucunun, yargılamanın uzaması nedeniyle somut olarak hangi maddi kayba uğradığını (örneğin, alacağına daha geç kavuştuğu için uğradığı faiz kaybı, enflasyon farkı, kaçırdığı bir yatırım fırsatı gibi) belgeleriyle ortaya koyması gerekir. Nevriye Kuruç davasında başvurucu, yargılamanın uzamasının kendisine ne gibi somut bir maliyet veya kayıp getirdiğini gösteren bir belge sunmadığı için, AYM sadece soyut bir iddiaya dayanarak maddi tazminata hükmedemeyeceğine karar vermiştir. Manevi tazminat ise, ihlalin kendisinin yarattığı üzüntü, elem ve sıkıntıyı gidermeye yönelik olduğu için, bu tür bir somut ispatı gerektirmez; ihlalin tespiti genellikle manevi tazminat için yeterlidir.