Anayasa Mahkemesi'nin Nevriye Kuruç kararında, AİHM'in Müdür Turgut ve diğerleri/Türkiye kararına göre Tazminat Komisyonu'nun bir denetim mekanizmasına tabi olduğu vurgulanmıştır. Bu katmanlı denetim mekanizması hangi aşamalardan oluşmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #315096

Nevriye Kuruç kararının 35. paragrafında AİHM'in Müdür Turgut kararındaki tespiti aktarılmıştır. Bu tespite göre, 6384 sayılı Kanun ile kurulan Tazminat Komisyonu'nun kararlarının keyfi olmasını önleyen ve yolun etkililiğini sağlayan katmanlı bir denetim mekanizması bulunmaktadır. Bu mekanizma şu aşamalardan oluşmaktadır: 1. **İdari Aşama (Komisyon Kararı):** İlk karar, Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan ve idari bir organ olan Tazminat Komisyonu tarafından verilir. 2. **Yargısal İtiraz (Bölge İdare Mahkemesi):** Komisyonun kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde Komisyon aracılığıyla Ankara Bölge İdare Mahkemesi'ne itiraz edilebilir. Bölge İdare Mahkemesi'nin bu itiraz üzerine verdiği karar 'kesin'dir (6384 s.K. m. 7/3). Bu, ilk seviye yargısal denetimdir. 3. **Anayasal Denetim (Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvurusu):** Ankara Bölge İdare Mahkemesi'nin kesin nitelikteki kararı, olağan kanun yollarının tüketildiği anlamına gelir. Bu kararda bir temel hak ihlali (adil yargılanma, mülkiyet hakkı vb.) olduğunu düşünen başvurucu, Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulunabilir. Bu, ikinci seviye ve anayasal düzeyde bir denetimdir. 4. **Uluslararası Denetim (AİHM Başvurusu):** Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yolu da tüketildikten sonra, eğer hala bir hak ihlali devam ediyorsa, başvurucu nihai olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) başvurabilir. Bu da uluslararası denetim mekanizmasını oluşturur. AİHM, Komisyon kararlarının bu şekilde idari yargı, anayasa yargısı ve uluslararası yargı denetimine tabi olmasının, bu iç hukuk yolunun etkililiği için önemli bir güvence olduğunu kabul etmiştir.